01
COP31 nedir?
COP, Taraflar Konferansı anlamına gelir. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf olan ülkeler her yıl bu konferansta bir araya gelerek sera gazı salımlarının azaltılmasını, iklim etkilerine uyumu ve bunların finansmanını müzakere eder. Paris Anlaşması 2015'te bu toplantılardan birinde kabul edilmiştir.
COP31, sürecin otuz birinci toplantısıdır ve Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılan ilk COP olma özelliğini taşımaktadır. Müzakereler, Türkiye ile Avustralya arasında varılan uzlaşma gereği Avustralya'nın başkanlığında yürütülmektedir. Kararlar oybirliğiyle alındığından son günlerde uzayan oturumlar ve son dakikada varılan uzlaşmalar sık görülmektedir.
02
Zirve takvimi
- Ekim 2026Hazırlık toplantısı
Ön toplantı Pasifik'te, deniz seviyesi yükselişinin en ağır hissedildiği ada ülkelerinde yapılmıştır.
- 9 KasımAçılış
Antalya'da resmi müzakereler başlar.
- 11 ve 12 KasımLiderler zirvesi
Ülkeler iklim hedeflerini ve taahhütlerini açıklar.
- 20 KasımKapanış
Kararlar oybirliğiyle kabul edilir, süre çoğu zaman uzar.
03
COP31'de masadaki altı başlık
Geçen yıl Brezilya'nın Belém kentinde yapılan COP30, "küresel mutirão" adı verilen bir kararlar paketiyle kapanmış ve birçok başlığı Antalya'ya bırakmıştır. Müzakerelerin ağırlık merkezini oluşturan altı konu, iklim değişikliğinin sahadaki karşılıklarıyla birlikte aşağıda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
İklime uyum ve uyum finansmanı
Uyum, iklim değişikliğini durdurmak değil, artık kaçınılamayan etkileriyle yaşayabilmek için yapılan her şeydir. Taşkın setleri, sıcak hava uyarı sistemleri, kuraklığa dayanıklı tarım ve gölgeli kentler bu kapsamdadır.
Belém'de gelişmekte olan ülkelere sağlanan uyum finansmanının 2035'e kadar üç katına çıkarılması kararlaştırılmıştır. Uyumu ölçmek için yaklaşık on bin öneri arasından 59 gösterge seçilmiştir.
Üç katın hangi yıla göre hesaplanacağı ve kaynağın kimden, hangi kanallarla geleceği netleştirilmelidir. Göstergelerin ülke raporlarına nasıl gireceği de bu toplantıda konuşulacaktır.
Türkiye içinKuraklık, sıcak hava dalgaları ve ani taşkınlarla karşı karşıya olan Türkiye'de ulusal ve yerel uyum planlarının hangi göstergelerle izleneceği doğrudan önem taşımaktadır.
Kayıp ve zarar
Bazı iklim etkileri artık ne önlenebiliyor ne de uyumla karşılanabiliyor. Yanan evler, kaybedilen hasat, sular altında kalan topraklar ve yerinden edilen insanlar müzakerelerde kayıp ve zarar başlığı altında ele alınmaktadır.
Kayıp ve Zarar Fonu 2022'de Şarm El Şeyh'teki COP27'de kararlaştırılmış, 2023'te Dubai'deki COP28'de işler hale getirilmiştir. Fona yapılan taahhütler, ihtiyaçla kıyaslandığında oldukça küçük kalmaktadır.
Fona yeni katkıların açıklanması, kaynakların afet yaşayan topluluklara bürokrasiye takılmadan ulaştırılması ve fonun uzun vadede nasıl besleneceği tartışılacaktır.
Türkiye içinOrman yangınları, seller ve kuraklık kaynaklı tarım kayıpları, kayıp ve zarar tartışmasının Türkiye'deki somut karşılıklarıdır.
1,5 °C sınırı ve yeni ulusal hedefler
Paris Anlaşması, küresel ısınmanın 2 °C'nin oldukça altında tutulmasını ve 1,5 °C ile sınırlandırılması için çaba gösterilmesini öngörmektedir. Her yarım derece daha sık sıcak hava dalgası, daha hızlı eriyen buzullar ve daha yüksek deniz anlamına gelir.
Ülkeler 2035 hedeflerini içeren yeni ulusal katkı beyanlarını sunmuştur. Bu beyanların toplamının 1,5 °C sınırına yetmediği kabul edilmiş, açığı kapatmak için Küresel Uygulama Hızlandırıcısı ve Belém 1,5 °C Görevi başlatılmıştır.
Bu iki girişimin ilk çıktıları değerlendirilecek, hedeflerini henüz güncellemeyen ülkelere çağrı yapılacak ve salım azaltımının nasıl hızlandırılacağı tartışılacaktır.
Türkiye içinTürkiye 2053 net sıfır hedefini açıklamıştır. Ara hedeflerin bu hedefle uyumu, ev sahibi ülke olarak Türkiye'nin en çok sorgulanacağı konular arasındadır.
Fosil yakıtlardan geçiş
Sera gazı salımlarının büyük bölümü kömür, petrol ve doğalgazın yakılmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle fosil yakıtlardan çıkışın takvimi, iklim müzakerelerinin en çetin başlığıdır.
2023'te Dubai'deki COP28'de enerji sistemlerinde fosil yakıtlardan uzaklaşılması ilk kez karar metnine girmiş, yenilenebilir enerji kapasitesinin 2030'a kadar üç katına çıkarılması hedeflenmiştir. Belém'de bu geçiş için önerilen yol haritası ise uzlaşma sağlanamadığı için nihai metne alınamamıştır.
Yol haritasının yeniden masaya gelip gelmeyeceği, kömürden çıkış için tarih verilip verilmeyeceği ve geçişin nasıl finanse edileceği izlenecektir.
Türkiye içinElektrik üretiminde kömürün hâlâ önemli bir pay taşıdığı Türkiye için bu başlık, enerji politikalarını doğrudan ilgilendirmektedir.
Ormanlar ve doğa
Ormanlar, sulak alanlar ve topraklar atmosferdeki karbonun önemli bir bölümünü tutar. Bu ekosistemler bozulduğunda hem karbon salınır hem de kuraklık, sel ve yangınlara karşı doğal korumalar ortadan kalkar.
Amazon'un kıyısında toplanan COP30'da tropikal ormanlarını koruyan ülkeleri ödüllendirmeyi amaçlayan Tropikal Ormanlar Sonsuza Dek Fonu başlatılmıştır. 2021'de Glasgow'da verilen, ormansızlaşmayı 2030'a kadar durdurma sözü de geçerliliğini korumaktadır.
Fonun işleyişi, ormansızlaşma hedeflerinin takibi ve doğa temelli çözümlerin ulusal iklim planlarına nasıl dahil edileceği ele alınacaktır.
Türkiye içinAkdeniz ormanlarının yangınlara karşı korunması ve yanan alanların doğru türlerle yeniden ağaçlandırılması, bu başlığın Türkiye'deki karşılığıdır.
Okyanuslar ve deniz seviyesi
Okyanuslar insan kaynaklı ısının büyük bölümünü ve karbondioksitin önemli bir kısmını emer. Bunun bedeli ısınan, asitlenen ve yükselen denizlerdir. Küresel ortalama deniz seviyesi 1901 ile 2018 arasında yaklaşık 20 cm yükselmiştir.
COP31 ön toplantısının Pasifik ada ülkelerinde yapılması, deniz seviyesi yükselişini sürecin merkezine taşımıştır. Bu ülkeler için mesele, toprağın kendisinin kaybedilmesidir.
Kıyıların korunması, kıyı ekosistemlerinin onarılması, okyanusların ulusal iklim planlarındaki yeri ve deniz kıyısındaki toplulukların geleceği konuşulacaktır.
Türkiye içinGöksu, Seyhan ve Ceyhan deltaları ile alçak kıyı kentleri, deniz seviyesi yükselişine karşı Türkiye'nin en kırılgan alanlarıdır.
04
Akdeniz neden ön sırada?
Akdeniz İklim ve Çevre Değişikliği Uzmanlar Ağı (MedECC) verilerine göre bölge, sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,5 °C ısınmıştır ve bu ısınma küresel ortalamadan yaklaşık yüzde 20 daha hızlıdır. Salımların seyrine bağlı olarak 2100'e kadar 2,2 ile 5,6 °C arasında bir ısınma öngörülmektedir.
Sanayi öncesine göre sıcaklık artışı
- Akdeniz
- Dünya ortalaması
- 2100 öngörü aralığı
- Paris sınırı 1,5 °C
Bu tablonun sahadaki karşılığı Türkiye'de de görülmektedir. Uzayan kuraklıklar, orman yangınları, Konya Ovası'ndaki obruklar ve kıyı kentlerindeki ani taşkınlar artık istisna değildir. Bu etkilerin dünyanın farklı yerlerinde nasıl göründüğü, sitedeki etkileşimli iklim haritasında gerçek uydu görüntüleri ve yükseklik verileriyle incelenebilir.
05
Peyzaj mimarlığı açısından COP31
İklim müzakereleri çoğu zaman enerji ve finans üzerinden konuşulur. Oysa uyumun somut karşılığı tasarlanan mekânlardadır. Aşağıdaki kesit, ormandan denize uzanan tipik bir Akdeniz kıyı kentini göstermektedir. Numaralara dokunarak her noktadaki çözüm incelenebilir.
Kentsel ısı adaları
Asfalt ve beton gün boyu ısı biriktirir, gece de bu ısıyı geri verir. Doğru seçilmiş ağaçlarla oluşturulan gölge koridorları ve geçirimli yüzeyler yaz aylarında sokak sıcaklığını belirgin biçimde düşürür. Akdeniz kentlerinde sıcak hava dalgalarına karşı en etkili önlemlerden biri, sokakların ağaçla yeniden düşünülmesidir.
Suya duyarlı tasarım
Çatılardan ve sert yüzeylerden akan yağmur suyu kanalizasyona gönderilmek yerine yağmur bahçelerine ve biyolojik hendeklere yönlendirilir. Su yerinde tutulup toprağa sızdırıldığında ani yağışlarda taşkın riski azalır, yeraltı suyu beslenir. Sünger kent yaklaşımı bu ilkenin kent ölçeğine taşınmasıdır.
Kuraklığa dayanıklı bitkiler
Zeytin, lavanta, adaçayı ve kekik gibi Akdeniz iklimine uyumlu yerel türlerle kurulan bahçeler sulama ihtiyacını büyük ölçüde azaltır. Çim yerine kuru bahçe yaklaşımı hem suyu korur hem de arılar ve kelebekler için yaşam alanı oluşturarak biyolojik çeşitliliği destekler.
Yangına dirençli peyzaj
Orman ile yerleşimin buluştuğu alanlarda bitki seçimi ve boşluk düzeni yangının yayılma hızını doğrudan etkiler. Evlerin çevresinde az yanıcı türlerle oluşturulan kuşaklar, yangın emniyet yolları ve düzenli bakım, alevin yerleşime ulaşmasını geciktirir.
Kıyı ekosistemleri
Kumullar, sulak alanlar ve kıyı bitki örtüsü yükselen deniz ve fırtına kabarmalarına karşı doğal bir tampon işlevi görür. Beton setlerin aksine bu sistemler kendini yenileyebilir, karbon tutar ve kıyının ekolojik değerini korur.
Ölçülebilir bir iklim yatırımı
Bu beş çözümün ortak noktası, etkilerinin artık ölçülebilmesidir. Belém'de kabul edilen uyum göstergeleri sayesinde gölgelenen sokak, tutulan yağmur suyu ya da korunan kıyı, ülke raporlarına girebilen somut verilere dönüşmektedir. Böylece doğa temelli çözümlerin estetik bir tercih olmaktan çıkıp raporlanabilir bir iklim yatırımı olarak ele alınması beklenmektedir.
06
Antalya'da izlenecek başlıklar
Konferansın başarısı, kapanış günü kabul edilecek metinlerde aşağıdaki beş sorunun nasıl yanıtlandığıyla ölçülecektir.
Üç kat hedefi için bir temel yıl ve rakam belirlenecek mi?
Kayıp ve Zarar Fonu'na yeni katkılar açıklanacak mı?
Fosil yakıtlardan geçiş için bir yol haritası karar metnine girecek mi?
Belém Göstergeleri ülke raporlarına nasıl yansıtılacak?
Akdeniz ülkeleri kuraklık, yangın ve kıyı taşkınlarına karşı ortak bir uyum gündemi ortaya koyacak mı?
07
Sık sorulan sorular
COP31 ne zaman ve nerede yapılıyor?
COP31, 9 ile 20 Kasım 2026 tarihleri arasında Türkiye'nin Antalya kentinde yapılmaktadır. Dünya liderleri zirvesi 11 ve 12 Kasım günlerinde düzenlenmektedir.
COP31'de neler ele alınacak?
Öne çıkan başlıklar iklime uyum ve uyum finansmanı, kayıp ve zarar, 1,5 °C sınırı ve yeni ulusal hedefler, fosil yakıtlardan geçiş, ormanlar ve doğa ile okyanuslar ve deniz seviyesidir.
COP31'e kim başkanlık ediyor?
Konferansa Türkiye ev sahipliği yapmakta ve konferans başkanlığını üstlenmektedir. Müzakerelerin başkanlığı ise Avustralya tarafından yürütülmektedir.
COP ne demek?
COP, Taraflar Konferansı anlamına gelir. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf olan ülkeler her yıl bu konferansta bir araya gelir. COP31, bu toplantıların otuz birincisidir.